Ana Menü
DRAMA ( YAŞAM SANATI )
Bir tiyatro eserini seyrederken veya bir filmi izlerken çogumuz kendimizi oradaki sanatçıların yerine koyar ve “Ben olsaydım…” ile başlayıp “Keşke…”lerle biten senaryolar yazarız.
Aslında yaşamı bir sahne bizleri de sanatçılar kabul edersek, oynayacak o kadar çok rol oldugunu unutmamamız gerekir.
Bu çalışma süresince amacımız, katılımcılara yaşam içersindeki rolleri ve yaşamın içerisindeki yerleri konularında mihmandarlık yapmaktır.
Çalışma Programı:
Yaşam içerisindeki yerimizin belirlenmesi.
Yaşamdaki başrol ve yardımcı rollerin dağlımları.
Yaşamdaki rolümüzün eleştirmeni olmak.
Yaşam içersindeki kendimize en uygun rolü yazmak.
HAYAT BİR RİTİM’DİR…
Kalp atışlarımızdan nefes alışımıza, attığımız her adımdan tuttuğumuz alkışa kadar her şey bir ritim içerir. Kısaca hayatın kendisi bir ritimdir.
Bazen bu ritim bozulabilir. Belki kendi düşüncelerimizden, belki başkalarının bizim üzerimize yüklediklerinden, belki de her ikisi yüzünden hayatımızın ritminde aksaklıklar olabilir. Bu aksaklıklar özel hayatımızı, iş veya okul hayatımızı, duygusal hayatımızı etkiler. Bu etkiler, göle atılan bir taşın etrafında genişleyerek oluşan halkalar gibidir. Sonuç olarak tüm çevremiz bundan etkilenir.
Ama bu aksaklıklar giderilebilir. Tabi istersek…
İşte ritim terapi bu aksaklıkları gidermenin en eğlenceli yollarından biridir…
Ritim Terapi grubunun işleyişi tamamen doğaçlamadır. Her hangi bir yaş grubunda olmanıza veya müzik bilgisine ihtiyacınız yoktur.
Çalışmaların terapi kısmı bütün işleyişin içine yayılmıştır. Ortaya çıkan ritim doğaçlama olduğundan, grubun ve kişilerin o anki durumları çalışmayı yönlendirecektir.
Bu yönlendirme doğrultusunda kişilere; Kendilerini tanımak,ına yön veren duygu ve düşüncelerin bilinçaltı sebeplerini bulmak,ını yeniden yapılandırma yöntemleri,arındıracak ve kolaylıkla uygulanacak yöntemler,dili çalışmaları yaptırılacaktır.
Ritimin en önemli özelliklerinden biri de, onu oluşturan kişilerin birbirlerini dinleme yeteneklerini geliştirmesidir. Günümüzde toplumların en büyük sorunlarından biri olan iletişimsizliğe en iyi çözümlerden biri ritimdir. Grup içerisinde belirli bir tempoyu yakalayıp bir müzik oluşturabilmek için öncelikle birbirini dinlemek ve uyum içerisinde olmak gerekir. Bunun sonucunda ise birbirini dinleyen ve tamamlayan katılımcılar ortaya çıkmaktadır.
Diğer bir yönden bakıldığında ise bu çalışma beynimizin sağ ve sol lobunu dengelemenin en kolay ve eğlenceli yöntemlerinden biridir. İnsan beyninin sol tarafı kişilere tüm analitik özelliklerini verirken, sağ tarafı ise sezgileri yönlendirir. Fakat günümüzde ezberciliğe dayalı bir eğitim sisteminden geçtiğimiz için beynimizin sağ tarafı atıl halde bulunur. Ritim terapi ile beynimizin sağ ve sol lobları arasındaki denge oluşturulur.
Ritim terapi grubu çalışmalarında öncelikle kendi bedenimiz (beden perküsyonu) kullanılır. Nefes çalışmalarını takiben ritim çubukları, darbuka, tumba, tongo, bongo, ramazan davulu, timbal, zil, tef gibi perküsyon aletleri girmektedir.